Yeni Mezun Halleri ve Etkileri

Ülkemizde yirmili yaşların sendromu olarak nitelendirebileceğimiz bir durum söz konusu: okul hayatının bitmiş olması gerçeği. Bu yazıda onların karşılaştıkları sorunları, yapabileceklerini, ve Türkiye’de bu sorunun etkilerini inceliyoruz.

Kendini bildi bileli öğrenci olan gençlerimiz yirmili yaşlarında bu durumla karşılaştığında çoğu zaman hazırlıksızdır. Çok küçük yaşlarda okula atıldıktan sonrası hiç bitmeyecek gibi uzun gelen bir eğitim hayatından bahsediyoruz. Buna aklın bir karış havada olduğu lise yılları ve bir gencin hayatının en keyifli yıllarını geçireceği süresi çoğu zaman belirsiz üniversite de dahil. Lise yıllarında en büyük hedefi kendini üniversiteye atmak olan gençlerimiz, elbet bir gün bir üniversiteli olduklarında hayatın üniversiteye yerleşmekten çok daha fazlası olduğunu görmekte.

Aslında eğitim hayatında ilerledikçe insanın hayattan aldığı keyfin de arttığı bir gerçek ancak her ne kadar kişi okuldan kurtulacağı gün için çoğu zaman günleri, ayları, yılları saysa da malum gün iyiden iyiye yaklaştığında belirgin bir U dönüşü görmek mümkün.

“Lan öğrencilik iyiydi bee”

Yukarıdaki repliği söyleyen arkadaş kendisini bekleyen tehlikenin ufaktan farkına varmış demektir. Repliğin söylendiği zaman ise üniversite mezuniyetinden bir kaç ay öncesine ait. Yani bizim hikayemizin başladığı zamana.

Buyrun, Diplomanız

Bütün FF’ler CC’ye döndü, bitirme tezleri için gerekli copy-paste ‘lerin tamamı yapıldı, ve son olarak cübbeleri giyip kepi taktık.

Şimdi?

Şimdi de bölüm başkanı gelip bize takacak 🙂 O aldığımız diplomalar, an itibariyle anlı şanlı birer işsiz olduğumuzu gösteren belgeler anlamına geliyor. Malum, bize tüm bu eğitim hayatının iyi bir iş için olduğu söylendi. Diplomaya yüklediğimiz anlam da tabi ki bu yönde olacak.

Tamam, küçük bir kısmın gireceği iş ve çoktan belli. Bir kısmımız piyasaya açılmaya cesaret edemeyip yüksek lisans çalışmalarına çoktan başladı. Beylerden bazıları ise asker tıraşı için berberden randevuyu aldı bile. Son sınıfta nişanı yapmış olan Sümeyra da düğün tarihini ve Armutlu’daki balayı olayını hemen hemen netleştirdi sayılır.

Bunların yanında yine çok büyük bir kısım da, önce üzerlerinden tır gibi geçmiş eğitim hayatının bitkinliğini güzel bir yaz tatili ile atıp ondan sonra iş arayışlarına başlayıp, Eylül-Ekim gibi iş başı yapmayı planlayanlar. Evet, hikaye bu kişiler üzerinden dönüyor. Bu gençler kabaca %60’ının benzer yollardan geçtiği yeni mezun grubunu oluşturuyor ve ülkemizde onlar üzerinden söylenecek çok fazla söz var.

Dinlenmeden Olmaz

Aa dinlenmeden işe girilir mi hiç? Tabi ki güzel bir tatil yapıp geride kalan dönemin yorgunluğunu üzerimizden atmak hakkımız.Ama abartmamak şartıyla tabi. Kasım ayı gelmiş, amcalarımız gocuklarını giymeye başlamış, tüm plajlar kapanmış, memleketin her köşesi şemsiye satıcıları tarafından bilfiil işgal edilmiş, ve artık Sinem’ler bile güneş gözlüğü takmıyor.. Ama beyimize sorsan “biraz tatil yapıyor”. Artık yaz fotoğraflarının #tbt etiketiyle paylaşıldığı dönemdeyiz be kardeşim, bana inanmıyorsan Üsküdar sahile inan, vapurla minibüs çarpışacak.

 

Askerliği N’apıcaksın Kanka?

Tam da bu noktada beylerin en büyük sorunundan bahsetmem gerekecek: askerlik. Kız istersin askerlik derler. İşe başvurursun askerlik derler. Yapsan olmuyor, yapmasan olmaz.

Bir tarafta askere gidip hayatından 6 ayı heba etmek var (askerliğe bakış açımı belli edeyim), diğer tarafta bir an önce iyi bir kariyer başlangıcı yapma hevesi.

Mezuniyetten sonraki iki sene tecil hakkını mı kullanırsın, bir an önce gidip başa gelen çekilir mi dersin.

Sadece aradan çıkarmak için var olan bir gerekliliği yerine getirmekten bahsediyoruz. Eninde sonunda yapacağın bir şey. Gel gör ki beylerimiz için en büyük sıkıntı; uzun süre iş arayıp bulamadıktan sonra mecburen askere gitmek de var.

Beylerimize askerlik durumlarını sorarken iki kere düşünmekte fayda var.

CV Hazırlamakla Başlayın

İş hayatına atılmaya ikna olduktan sonra elinizde bulunması gereken ilk şeylerden biri CV ‘niz ve ekleri olmalıdır. Her ne kadar günümüzde iş başvuruları çoğu kişi için kariyer.net veya benzeri hazır CV oluşturan iş bulma siteleri üzerinden ilerliyor olsa da, elinizde kendi kurallarınıza göre oluşturduğunuz bir dosyanızın olması da gerekmektedir. Oluşturduğunuz CV dosyasının düzeni ve içeriğinde öne çıkardığınız şeyler, başvurularda ilk izlenim açısından oldukça önemli olabilir. Fakat maalesef görünürde mezun olmuş olmasına rağmen nasıl CV hazırlanacağı hakkında fikri olmayan kişiler de mevcut. En ideali, henüz okul bitmeden taslaklar halinde CV dosyaları oluşturup bilenlere danışarak onu en uygun hale getirmek.

Başvurunuz İçin Teşekkürler!

Bundan sonraki aşamada iş ilanları arasından yaptığımız filtreleme sonunda başvurduğumuz her ilandan aldığımız yanıt birbirinin aynısıdır: Şirketimize yapmış olduğunuz başvuru için teşekkürler! Başvurunuz değerlendirildikten sonr….

Can sıkıcı bir süreç olabilir. Mezuniyetten sonrası da tam olarak bu şekilde başlayan süreç yüzünden can sıkıcı olur. Şu meşhur biz size döneriz  muhabbeti de bu süreç içerisinde gelişip olgunlaşmakta.

Gelin Bir Görüşelim, Biz de Tam Bedavaya Oraya Buraya Gönderecek Adam Arıyorduk

Kimi zaman dönerler. Takımı çeker jilet gibi olur görüşmeye gidersiniz. Karşınızdaki adam size asgari maaşın biraz üzerinde maaş ve hatta ücretsiz deneme süresi teklif ettiğinde ise okuduğunuz onlarca seneye nalet ettiğiniz an olabilir. Sinirlere hakim olmakta fayda var.

Bu noktada yeni mezunların en büyük problemi olan tecrübe konusuyla alakalı yaşadıkları sıkıntıları dile getireyim. İşverenlerin yeni mezunlara düşük şartlarda tekliflerle gelmekte kendilerince en büyük kozu bu adayların herhangi bir iş tecrübelerinin bulunmaması. Tecrübesiz diye geri çevirilen adayların vasıfsız/eğitimsiz insanlar değil, her birinin üniversite eğitimi almış vasıflı insanlar olduğunu unutmamak gerek. Yani bu insanlar gayet bir kaç ayda işvereni mahçup etmeyecek kadar bir şeyleri öğrenip çalışma hayatında tutunabilecek kadar idrak kabiliyetine sahip insanlar.

Hemen yan tarafta sunduğum görselde bir stajyer alımı için gerekli olan şartlara lütfen dikkatle bakınız. Stajyer denen insan, henüz okulunu dahi bitirmemiş olan ve doğrudan sektörde eğitilmesi gereken öğrencidir. Fakat öyle görünüyor ki, birileri stajyer alımı yaparak mühendis kadrosundan tasarrufa gitme peşinde… Bu kişi bu belirttiğiniz alanlardaki tecrübeyi ne ara edinmiş olsun isterdiniz?

 

Ayrıca yeni mezun demek, ilana seyahat engeli olmayan şartı ekleyerek “gel diyince gel, git deyince git” muamelesi yaparak her yerdeki işinize koşturacağınız adam demek değil. Adayların bu tarz iş tanımlarını sabit bir yerde durmayıp bol gezmeli iş olarak değerlendirmesi uyanık işverenlerin ekmeğine yağ sürmekten ve kendilerini harap etmekten başka bir işe yaramıyor. Yani başka bir deyişle, “ben tüm gün ofiste oturmalı iş istemiyorum ya biraz hareketli bir iş olmalı” klişesini dile getirirken içini mantıklı bir şekilde doldurmak önemli.

Sonra ne Oluyor?

Sonrasında bu tarz işverenler kimi insanları iş arayışından soğutarak üretken olmadıkları bir hayatı yaşamaya mecbur bırakıyor.

Veya daha tehlikelisi, özel sektörde iş arama zahmetine, piyasa şartlarına ve başlangıç maaş yetersizliğine katlanamayan adaylar çareyi aylarca KPSS sınavına hazırlanarak devlet kadrosunda bir şey yapmadan ayın 15inde maaş almanın hayalini kurmakta buluyor.

Evet maalesef devlet kadrosunda çalışmak isteyen insanların kabaca %95’i, sırf özel sektörde başlangıç maaşının yetersizliğinden ve ufak sebeplerden ötürü işinden olmak korkusuyla bu yola giriyor. Kimsenin devlet kadrosunda çalışarak kamu hizmeti görmek gibi bir derdi yok. Bu insanların en sonunda geldiği noktada;

  • Devlete kapağı atayım da ömür boyu maaşım garanti olsun ya özelde çok harcıyorlar insanı
  • Memur arkadaşım var şimdi benden çok kazanıyor ve hiç bir şey de yaptığı yok oh mis keşke biz de bir yere yerleşebilseydik
  • Ben okulda kalmayı düşünüyorum, piyasa ölücülerle dolu. En kötü araştırma görevlisi olur iki öğrenciye makalemi yazdırıp maaşımı alırım kafam rahat olur

… gibi sözler duyuyorsunuz. Bu da doğrudan doğruya kamu hizmetlerinde çalışan insanların sadece rahat çalışma koşulları, sıkı çalışma mecburiyetinin olmaması ve maaş garantisi sebebiyle o konumlarda olduğu anlamına geliyor.

Geldiğimiz Nokta

Gelinen noktada yeni mezun gençleri iş hayatına almakta ahlaksızca kriterler uygulayarak, hem özel sektör çalışanlarının niteliğini ve verimini düşürüyor, hem de kamu çalışanlarının bulundukarı konumların hakkını vermeyen insanlardan oluşmasına zemin hazırlıyoruz. Gençlerimizin ise bir çoğunda piyasada harcanıp gitme korkusu var.

Haftada 1 veya iki haftada 1 gün izin veren şirketlerin bolluğu, bunun üzerine alınan düşük maaşlar sonrasında her şeye rağmen umudunu yitirmeyip kendi bildiği yolde ve hedete ilerleyen insanlar takdire şayan. Bununla birlikte bu şartlar karşısında ayakta kalıp belli bir yaşam standardı oturtmaya çalışmak elbette kolay bir şey değil.

Ama yine bütün suçu piyasa sahiplerine atarak vicdan rahatlatmak bir seçenek olarak görülmemeli. Bugün şartlarında bir gencin sadece kendini geçindirebilmesi ve gerekli seviyede bir sosyal hayat sürmesi için gereken ücret 2500-3000 TL arasında iken şirketlere hala 2000 TL ve altında maaş teklif ettiren etkenlerin başında bu fiyata çalışmayı kabul edecek binlerce işsiz var düşüncesi.

Peki neden bu fiyata çalışmayı kabul edecek binlerce işsiz var?

O kadar senelik eğitim hayatı ve zahmeti, pinti müdürlerin ucuza çalışan vasıflı elemanı olmak için harcanmadı. Kişinin kendisi için belirlediği şartların, kendisine verdiği değeri de temsil ettiğini unutmayalım.

Ancak, yine unutmamak gerekir ki “kendine değer vermek ile kendini değerli görmek arasında önemli bir nüans farkı var”.

Kişi kendisi için güzel çalışma koşulları ve yaşam standardı belirlemeden önce, kendisini bunu hak eden bir birey olarak donatmalı ve bu şekilde beklentilerinin altını doldurmalıdır. Her şey sende bitiyor repliğimizin çıkış noktası da aşağı yukarı burası.

Mezun olup maluum sıkıntıları çeken insanların büyük bir çoğunluğu, sadece ellerindeki diplomalar ile mevki sahibi olmayı beklediklerinden bu sıkıntıları yaşıyor. Oysa ki her şeyden önce kişi kendisini ihtiyaç duyulan kişi yapabilirse ve kendisini potansiyel sahibi bir genç olarak kabul ettirebilirse o zaman hak ettiği ilgiyi ve değeri görecektir.

Başımdan Geçenler

Ben üniversite hayatım boyunca hedefimi her zaman aynı olarak tuttum ve zamanla daha da şekillendirip altını doldurdum. Hedefim mezuniyetimden sonra piyasada söz sahibi bir şirket ile yurtdışı projelerinde çalışmaktı. Bunun için gerekli malzemeleri birer birer toparlamak adına bir takım işler yaptım. İngilizce gerekiyordu ingilizce öğrendim. Yurtdışı hayatı tecrübesi gerekebilirdi, üniversitenin bir dönemini yurtdışında okuyup, yine bir dönemini yurtdışında staj ile geçirdim. Ve çalışma alanı olarak istediğim alan ile bitirme tezinde ilgilendim.

Mezun olduktan sonra ise işler beklediğim kadar kolay gelişmedi. Bir çok başvurum cevapsız kaldı ve aylarca iş bulamadım. Görüşmeye gittiğim yerlerde bana ilk aylarım için stajyerlik statüsü ve çevirmenlik teklif eden insanlar da oldu, bir kaç şehirdeki işleri aynı anda idare etmemi bekleyenler de. Benim görüşmeye devam ettiğim diğer yerlerden biri ise çalışmayı çok istediğim bir projeydi ve görüşmelerimiz epey bir uzun sürdü. En son beni aralarında kabul ettiklerinde ben başlangıç hedefime çoktan ulaşmıştım.

Başımdan geçen en güzel iş görüşmesinde reddedilme tecrübem ise, CV dosyamı şirket sahibine iletip kendimi ona tanıttıktan sonra muhabbetin sonunda kendisinin bana “sen hiç buralarda oyalanma, ben mühendislerime yaptırdığım işleri sana yaptıramam. Buraya fazla kaçarsın. Umarım hak ettiğin yerlerde olursun ve muhtemelen olacaksındır da” şeklinde bildirmesi şeklinde gelişmişti. Belki de ilk defa reddedilmekten bu kadar memnun olmuştum 🙂 Nitekim hemen o gün ayarladığım bir diğer iş görüşmesi de yaklaşık bir saatlik bir görüşme şeklinde başlayıp, bir kaç farklı aşamasından geçtiğim bir süreç oldu ve şu an da o şirkette çalışıyor olmaktan dolayı çalışma şartlarım ve kariyer hedeflerim açısından çok memnunum.

Uzun lafın kısası, benim de başımdan çeşitli sıkıntıları ile geçmiş olması nedeniyle yeni mezun problemleri ile ilgili bildiğim bir kaç şey var. Bana ulaştığınız şekilde yardımcı da olmaya açık olduğumu bilmenizi isterim.

Keyfinize bakın

GezenBey Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir