Buradan Erasmus’a Nasıl Gidilir?

Üniversite hayatı boyunca öğrencilerin ağzından eksik olmayan muhabbetlerde başı çekenlerden birisi şüphesiz Erasmustur. Öğrenim Hareketliliği ve Staj Hareketliliği başlıkları altında iki türlü uygulaması olan bu programda daha çok bilinen ve Erasmus deyince akla gelen öğrenim hareketliliğidir. Ben de bu yazımda bundan bahsedeceğim.

Erasmus Stajı hakkında bilgiye ise o konudaki yazımda ulaşabilirsiniz. Merak etmeyin, tecrübeler ilk ağızdan aktarılıyor. Bu kardeşiniz iki programdan da yararlanarak hakkını sonuna kadar kullandı.

Hazırlıkta öğrenilen ilk İngilizce kelimeden hemen sonra başlayan muhabbet kimi için ilerleyen yıllarda gerçeğe dönüşecek bir hayal olsa da, çoğu için son sınıfa kadar devam eden bir umut olup en sonunda “ben zaten bu saatten sonra bu ortalamayı toparlayamam” ile sonlanan bir şehir efsanesi olmaktan öte gidemiyor. Erasmusa kimlerin gidip kimlerin gidenlerin arkasından konuşarak şanlarını yürüttüğü konusunu incelemeden önce Erasmusun nasıl bir şey olduğuna dair şuraya bir başlık açalım.

Erasmus Neye Benzer?

Peki nedir bu Erasmus? Nasıl bir şeydir, nasıl yenilir ve yerken kilo almamak için nelere dikkat edilmelidir?

Ana hatlarıyla Erasmus, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve Ulusal Ajans tarafından yürütülen, üniversitelerin karşılıklı anlaşmaları ile öğrencilerin eğitim hayatlarının 1 veya 2 dönemini belirli Avrupa ülkelerinde geçirmelerini sağlayan bir öğrenci değişim programıdır. Bu ülkeler her okulun yaptığı anlaşmalara göre çeşitlilik gösterebilir. Ben Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi olarak şanslıydım ki, okulumun diğer üniversitelere kıyasla fazla sayıda anlaşmalı olduğu farklı ülkelerden okullar vardı. Bu noktada belirtmeliyim ki, hangi ülkeye gideceğinize menüden köri soslu tavuk seçer gibi karar veremiyorsunuz. Bu yüzden sevdiğiniz ülkeye gideceğinizi değil ama, gideceğiniz ülkeyi seveceğinizi garanti edebilirim! Ben “Erasmus olsun çamurdan olsun” kafasıyla hakkında hiç bir şey bilmeden gittiğim Portekiz’den, bir Portekiz aşığı olarak döndüm.

Erasmusla ilgili halihazırda duyduğunuz epey şey var, çoktan hayaller kurup siz de tecrübe etmeye karar verdiniz ve peki nasıl biz de Erasmusspor’lu olacağız diye soruyorsanız buyrun başlayalım.

Gerekli Malzemeler

Erasmus için ihtiyacınız olan başlıca iki şeyden biri temel seviyede İngilizce ve diğeri de çok da kötü olmayan bir akademik ortalama. Bu durumda ne İngilizcenizin TOEFL seviyesinde olmasına, ne de ortalamanızın bölümde derece yapacak bir seviyede olmasına gerek var. Okulların yaptıkları Erasmus sınavları çoğunlukla bilenle bilmeyeni ayırma konusunda çok etkili olur. Ben kendi okulumda 4 kere Erasmus sınavına girdim. İlk girdiğimde bahsetmeyi tercih etmeyeceğim derecede rezalet bir not almış olsam da sonraki sınavların hepsinden geçtim.

Sınav içeriğiyle alakalı kabaca söyeleyebileceğim en isabetli istatistik şu şekilde olur;

  • %65 kelime bilgisi
  • %35 gramer

Bu sınavların geçme notunun hiç bir zaman bir satandardı olmamakla birlikte, okullar seneden seneye farklı geçme notları da belirleyebilir. Benim girdiğim (kaldığım) ilk sınavın geçme notu 50 iken, en son girdiğim sınavın geçme notu 70 idi. Buyrun tutarlılığı siz hesaplayın. Bu sınavla alakalı değineceğim en son nokta son günlerde çalışarak geçilecek bir sınav olmadığı. Nihayetinde İngilizce bu, boru değil.

Okulların pek bir azında ise İngilizce sınavını geçenler için bir mülakat gerçekleştirilerek öğrencinin konuşma yetkinliği test edilir. Benim okulumda her sene bu uygulama uygulanırken, bunu gerçekleştiren pek başka okul görmedim. Bu mülakatlar da öğrenciyi genel olarak aynı sorularla konuşturmaya yönelik olan mülakatlardır;

  • Kendini kısaca tanıt, nerelisin, nerede yaşıyorsun, buraları sevdin mi?
  • Neden Erasmusa gitmek istiyorsun?
  • Hangi ülkeye gitmek istiyorsun, neden?
  • Daha önce yurtdışına çıktın mı?

Bu 4 sorudan başka 1 soru daha sorarlarsa sorarlar, sormazlarsa zaten bu kadarı da en azından bir 10-15 dakikalık fikir veren bir mülakat olmuştur. Bu mülakatlarda öğrencinin kendini ne kadar rahat ifade edebildiğine ve kelimeleri ne kadar doğru bir şekilde kullanabildiğine bakılır. Yani gramer şov yapmanıza gerek yoktur.

Sınavı Geçtim Gidiyorum, Değil mi?

Değil 🙂 daha yeni başlıyoruz. Değerlendirme kıstasına göre her bölüm için ayrı ayrı sıralamalar oluşturulur. Siz sınava girmeden önce üniversitenin sisteminde aynı üniversite tercihi yapar gibi anlaşmalı üniversiteler arasında tercih yapmış olursunuz. Her bölümün anlaşmalı olduğu her bir bölüme kaçar öğrenci göndereceği bellidir. Sınav sonuçlarına göre de bu tercihler esas alınarak yerleştirmeler açıklanır. Burada bekleneceği üzere, çok tercih edilen ülkeler genel olarak hem ortalaması hem de sınav notu yüksek olan öğrenciler tarafından kapılır. Ama yazının başında bahsettiğim gibi, gideceğiniz ülkeyi bir şekilde seveceksiniz. O yüzden kontenjanına girebileceğiniz herhangi bir okulu seçmekten çekinmeyin. İlk açıklanan listede yedek bile kalmış olsanız, vazgeçenler veya bir şekilde vazgeçmek zorunda kalanlar sayesinde sıra size gelebilir.

Emin olun kazananların en azından 3’te 1’i vazgeçecek.

Kontenjana da Girdim, Bari Şimdi Gideyim?

Olur tabi gidin neden gitmeyesiniz. Ama önce zahmet olacak aşağıdaki evrak listesini bir tamamlayıverin 🙂

1 Başvuru Dilekçesi
2 Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
3 Güncel Transkript
4 Vesikalık Fotoğraf
5 Başvuru Formu
6 Öğrenim Anlamşası
7 Ders Tanınma Belgesi
8 Güncel Not Dökümü Belgesi
9 Erasmus İngilizce Dil Sertifikası
10 Harçsız Pasaport için Yazı
11 Vize için İlgili Konsolosluklara Yazı (İngilizce)
12 Kyk Yurdunda Kalıyorsanız Erasmus öğrencisi Olduğunuzu Gösterir Yazı
13 Öğrenci Sözleşmesi
14 Sigorta Poliçesi
15 Kabul Belgesi
16 Vize Fotokopisi

Allah şükür Ya Rabbi. Yemin ederim ben yoruldum yazarken. Evet Erasmusun en yıpratıcı aşamasına hoşgeldiniz. Bu belgelerin kimisini (bkz; Vize) çıkarmak için dahi ayrıyetten başka bir takım belgelere sahip olmamız gerektiğini düşünürsek, bu belge toparlama süreci uzun ve stresli bir süreç olabilir. Ama merak etmeyin, bunların hepsinden sonra yapmanız gereken tek şey uçuş tarihinizi beklemek olacak 🙂

Bu belgelerin her birini bireysel olarak siz hazırlamak durumundasınız. Erasmus ofisinin yüzlerce öğrenci için belge hazırlaması beklenemeyeceği gibi, belgelerin hepsi kişiye özel olduğu için bu konuda sizden başkasına paslayacağınız bir adım yok.

Vize alımında konsolosluğa gidiş biletinizi sunmanız gerekse de, uçak bileti masrafını sonraya saklayıp yalnızca rezervasyon yaparak bunu sunmanız halinde de konsolosluk tarafından kabul edilecektir.

Söz konusu paraya geldiğine göre biraz da alacağınız hibe miktarından bahsedelim.

Para Konusuna Gelelim

Erasmus hibeleri, söz konusu ülkelerdeki hayat pahalılığına göre 3 gruba ayrılmasıyla belirlenir. Bu tablo şu an güncel haliyle şu şekilde;

Hayat Pahalılığına Göre Ülkeler Aylık Hibe Miktarı
1.      Grup Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İrlanda, İtalya, Lihtenştayn, Norveç, İsveç, İsviçre, Birleşik Krallık 500 €
2.      Grup Belçika, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum Kesimi, Almanya, Yunanistan, İzlanda, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, Slovenya, İspanya 400€
3.      Grup Bulgaristan, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Romanya, Slovakya, Makedonya 300€

Bu belirtilen miktarlar için yutdışında bulunacağınız süre hesaplanır ve o süre boyunca alacağınız toplam hibe miktarının %80’ini Türkiye’den çıkış yapmadan alırsınız. Geri kalan %20’lik kısmını ise geri döndükten sonra gerekli şartları sağlayıp dönüş belgelerini tamamladıktan sonra alırsınız. Esas olarak gitmeden önce almanız gereken bu miktarın ödenmesi için okulların Erasmus Ofisleri, sizin tüm belgelerinizi tamamlamış olmanızı beklerler. Fakat öğrencinin yurtdışına çoktan yerleştiği ve hala hibesini alamamış olduğu durumları bir çok kez gördük. Ben iki kere Erasmus yaptım ve ikisinde de hibe yatırılmasından tutun, herhangi diğer ara işlemler dahil hiç birinde bir aksaklık yaşamadım. Bu konuda Erasmus Ofisi KTÜ’nün iyi işleyen ender birimlerinden birisidir.

Para konusunda netlik kazandıracağımız bir nokta da karşılanan ve karşılanmayan masraflarımız. Aşağıdaki tabloda Erasmus Ofisi tarafından karşılanan masraflarınızın bir listesini bulabilirsiniz;

1
2
3
4
5

Evet karşımızda Portekiz’deki Algarve plajları kadar temiz bir liste var. Yani bunun anlamı, alacağınız hibe dışında size yapılan herhangi bir maddi destek yok. Gidiş-gelişlerde alacağınız uçak biletleri, gideceğiniz yerdeki konaklama ve yemek gibi bir çok harcamaları kendiniz üstelenmek durumundasınız.

Yine de olumlu olan bir nokta, tüm bu belgeleri hazırlamak sizi maddi olarak çok zorlamayacak. Pasaport için harç parası ödemeyeceğiniz gibi, vize için de vize ücreti ödemek zorunda kalmazsınız. Burada sizin cebinizden çıkacak olan para; sigorta poliçesi ve  pasaport cüzdan bedeli için olacak.

Peki Dersleri Napıcaz?

Gitmeden önce ayarlayacağınız belgeler arasındaki en önemlilerinden biri de orada alacağınız derslerin, Türkiye’de hangi derslerin yerine sayılacağını belirten Ders Tanınma Belgesi. Gideceğiniz okulda verilen derslerin tam listesini incelemeli ve Türkiye’de henüz almadığınız hangi derslerin eşdeğerinin orada bulunduğunu tespit etmelisiniz.

Bu noktada yapacağınız en akıllıca hareket, Türkiye’deki okulunuzda sizi en çok zorlayacak dersleri, yurtdışında olabildiğince basit derslerle eşleştirmek olacaktır. Hazırlayacağınız bu belge, onu imzalayacak olan hocalarınıza sizin tarafınızdan yapılan bir öneri niteliğinde olacaktır. Yani sizin önerdiğiniz eşleştirmeleri hocalarınızın onaylaması gerekmektedir. Başka bir deyişle bir şekilde o dersleri yedirmeniz lazım 🙂

Unutmayın tarih Almanca dersini İnklap Tarihine, Yapı Fiziği dersini Çelik Yapılara saydıranlarla dolu. Döndükten sonra herkes sinir bozucu derslerle boğuşurken siz bu şekilde rahatlık yaşayabilirsiniz.

Ulaşım ve Konaklama

Gideceğiniz ülkeye ulaşım masraflarınız ve oradaki konaklamanız tamamiyle size ait. Hal böyle olunca iş başa düşüyor ve en doğru seçenekleri en ucuza halletmek için kolları sıvıyorsunuz.

Ailenizin veya sizin maddi olanaklarınız herhangi bir kısıntıya gitmeyi gerektirmiyorsa hiç uğraşmayın Türk Hava Yollarının direk uçuşlarından birini alın ve zahmetsiz bir uçuşla gideceğiniz ülkeye ulaşın. THY’nin Avrupa üzerinde bir çok ülkeye direk uçuşları mevcut. Yalnızca gideceğiniz şehir o ülkenin küçük şehirlerinden biri ise bir otobüs veya tren aktarmasına ihtiyaç duyabilirsiniz.

Ama ulaşım konusunda harcamadığınız her 1 TL kazandığınız 1 TL anlamına geliyorsa bazı uygun aktarma noktalarını keşfetmeniz gerekecektir. Alacağınız bu biletleri birbirinden bağımsız aktarmalar olarak aramanız daha ucuz uçuşlar bulmanıza yarayabilir. Tabi bu durumda epey bir kombinasyonu denemek farz oluyor. Avrupa’da genel olarak İtalya ve Almanya şehirleri diğer tüm destinasyonların arasında kaldığı için buralara Türkiye’den ucuz bilet bulabileceğiniz gibi, gideceğiniz ülkeye de buralardan ucuz aktarmalar bulabilirsiniz. Ben iki Erasmusa gidişimde de ulaşımı bu şekilde yaptım. Hatta ikisinde de aktarma yaptığım şehirlerde (Milano ve Münih) birer gün konaklayarak daha çıktığım ilk anda ufak çaplı gezilerin sinyallerini vermiştim. Aktarma yapacağınız bu şehirlerde yalnızca 1 gün geçireceğiniz için bu sizin bütçenizi sarsmayacaktır fakat aktarmaları birbirinden bağımsız almış olduğunuz için yanınızda konaklayacağınız yere taşımanız gereken muhtemelen epey sayıda bavul olacaktır.

Yine aynı şekilde maddi olanaklarınız el veriyorsa gideceğiniz ülkedeki konaklamanızı yurt değil de, evlerde yaparsanız daha fazla eğlenebilir ve daha rahat bir konaklama edinebilirsiniz. Ben ilk gittiğimde yurtta kalmış, sonradan kendime bir evden oda kiralamıştım. Avrupada bir çok ülkede evi komple kiralamaktansa yalnızca bir odayı kiralama seçeneği mevcut. Bu şekilde daha ucuza daha keyifli bir konaklama imkanınız olabilir. Hem yurt hem de oda kiralama seçeneğini denemiş olarak ikinci kez Erasmusa çıktığımda hiç yurt olanaklarıyla ilgilenmeksizin doğrudan kiralık odalara bakmıştım ki bulduğum seçenek was the best ever.

Erasmusta Sizi Neler Bekliyor?

Gitmeden önce yapacağınız zahmetli hazırlık dönemine değecek bir zaman ve unutamayacağınız bir dönem var! Farklı milletlerden insanlarla yapacağınız arkadaşlıklar, Erasmus partileri, İngilizcenizi geliştirme ve hatta belki de farklı bir dil daha öğrenebilme imkanı, Türkiye’ye taşıyacağınız dostluklar, belki aşklar, ve Avrupada görmeye değer onlarca destinasyon arasında yapacağınız dillere destan geziler var. Yazının başını hatırlayacak olursak gideceğiniz ülkeyi seveceğiniz konusunda size garanti verebilirim. Garantisi benim ya gidin işte 😀

Bu bahsettiğim konuların her birini bir diğer yazımda ayrı başlıklar altında anlattım. Rahat rahat okuyun ben bakmıyorum 🙂

Erasmusta yakaladığınız dostlukları Türkiye’ye döndükten sonra başka bir tatta devam ettirebilir, yaz aşkı kıvamındaki birlikteliklerinizi gülerek hatırlayabilirsiniz. Benim dönemimde başlayıp senelerdir devam eden Erasmus aşkları var.

Benzer bir şekilde gittiği ülkelerdeki iş imkanlarını tespit edip, o ülkeye bir süre sonra çalışmak için giden insanlar da tanıyorum.

Ayrıca Erasmusun size vaat ettiği şeylerden biri de sıradana dönüşmüş, belki de sıkılmış olduğunuz hayatınızdan sizi uzaklaştırması ve eşi bulunmaz bir kafa dinleme ortamı oluşturmasıdır. Sevgilinizden de ayrılmış olsanız, ailevi problemleriniz de olsa, Türkiye’de yalnızlık çekiyor da olsanız biraz uzaklaşıp bu derece farklı bir hayatı tecrübe etmek mental olarak size çok iyi gelecektir, emin olun.

Bunlar benim size tüyolarını verebileceğim yaşanması muhtemel şeyler. Onun dışında hayatın size oralarda neler sunacağını bilemezsiniz. İyisi mi bir gidip bakın bakalım ne sunuyormuş 🙂

Erasmus Ne Değildir?

Peki… Erasmusu İyi kötü anlattık. Ne olmadığına dair de biraz fikir sahibi olup bilgi kirliliğini ortadan kaldırmasak mı?

  • Her şeyden önce Erasmus kızların teklif ettiği yer değildir. Sadece Avrupa vatandaşları savunmaya çok da fazla önem vermiyorlar. Ama bu defans oyuncusu oynatmadıkları anlamına gelmiyor Oraya farklı umutlarla gitmemenizi tavsiye ederim. Böyle bir sebepten ötürü hayal kırıklığına uğramak yersiz olur.
  • Oraya gittiğinizde bir taraftan cafede falan çalışamazsınız. Buna engel olan ilk şeyin çalışma izni olmamasının yanında, o diyarlarda rahatlığın dibini ekmekle sıyırıyorken gidip bir yerde bir saat bile çalışmazsınız. Gereken maddi ihtiyacı bu şekilde karşılama gibi bir düşünceniz varsa baştan onu unutun derim. Benim gezi için param kalmayacağını farkettiğimde Türkiye’deki bazı insanlara para karşılığı çeviri yapmışlığım var. Ama sıklıkla uygulanabilecek bir yol değil bu tabi.
  • Evet içki Türkiye’ye göre çok daha ucuz, ama fıçı fıçı biraları mideye götürünce ucuz diye bir kavram kalmıyor. Erasmus sonunda bira göbeğinden kaçınmak ve hibenin yarısını içkiye gömmemek için de biraz dikkat derim.
  • Erasmus Türkiye’yi kötüleyerek prim yapacağınız bir fırsat değildir. O yüzden Türkiye’de olanları veya olmayanları gittiğiniz yerlerde bağıra bağıra anlatarak muhabbet konusu yapmayınız. Günahıyla sevabıyla bu ülke bizimse, bırakın sorunları da bizim özelimiz olsun. Orada yapacağınız en iyi şey, ülkenizi güzel temsil etmek olacaktır. Bu konuda davranışlarımızdan konuştuklarımıza kadar dikkat etme konusunda üzerimize bir görev düşüyor.
  • Bu hususta bahsetmek istediğim son şeyse, Erasmus Türkiye’de bıraktığınız insanları unutma yeri değildir. Geri döneceğiniz yeri iyi hesap edip Türkiye’deki ailenizi ve dostlarınızı unutmayınız.

 

 

 

Konu hakkında sorularınıza açığım. Bana site üzerinden ulaşabilir veya havanın bulutsuz olduğu bir günde dumanla iletişime geçmeyi deneyebilirsiniz.

Keyfinize bakın 🙂

GezenBey Yazar

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir